Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına bir karşılık ve Allah tarafından caydırıcı bir ceza olmak üzere sağ ellerini bilekten kesin. Allah kudreti dâimâ üstün gelen, her işi ve hükmü, hikmetli ve sağlam olandır.'' Mâide / 38. Ayet
Cumhuriyet Tarihimiz maalesef suistimaller, hırsızlıklar, kayırmalar vb gibi; Siyasi, ekonomik yanlışlıklar yüzünden yaşanan ekonomik darlıklarla geçmektedir. Araştırın, emin olun 100 yıllık süreçte merhum Prof Erbakan Hocamızın 1 yıllık başbakanlığı dönemi dışında denk bütçe kurma başarısı gösteren bir iktidar olmamıştır
Maalesef her kuşak '' biz ne yoksulluklar gördük '' diyerek başladığı anlatımlarında; Ecevit döneminin Güneş Motel ve meşhur Tuncay Mataracı ve 11 ler olayını anlatırlar. Yine hafızalarda merhum Özal dönemi ''Hayali ihracatlar '' vardır.
İstanbul merkezli suistimalleri konuşacak olursak; ANAP dönemi İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan'ın( 1984 - 89) döneminin '' TALAN '' tabiriyle beraber anılır hale geldiği anlatılacaktır. '' İstanbul soyuluyor '' propagandalarıyla 1989 seçimlerini kazanan ise SHP(CHP)li Prof Nurettin Sözen olmuştur. Mallesef onun dönemide hırsızlıklar, ihale yolsuzlukları ve nihayet Ergün Göknel ve İSKİ skandallarıyla son bulmuştur.
Susuz, yolsuz İstanbul 1994 seçimlerinde Refah Partisinin seçimi kazanmasıyla nefes aldı. Yeni barajlar, alt yapı çalışmaları, metro ağlarının İstanbulun her tarafına yayılması; Bir anlamda nefes aldırdı. Suistimal yok, hırsızlık yok, ihale yolsuzluğu vb hırsızlıklar yokken bir anda '' Laiklik elden gidiyor '' kışkırtmalarıyla 28 Şubat darbesi gerçekleştirildi. Hizmetler yarım kaldı. O esnada İstanbul Şehrül Emini Recep Tayyip Erdoğan(1994 - 98 ) dı. Erdoğan görevden alınarak, bir şiir okuma bahanesi üzerinden hüküm giydirilmiştir. Yani, Erdoğan hırsızlık vb suçlamalardan değil asılsız siyasi - laiklik gerekçeleriyle görevinden uzaklaştırılmıştır.
1998 den bu yana ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir başkanı rüşvet, kayırma vb suçlardan ithamla görevden alınıyor. Yargılama devam ediyor. Neticesi ne olursa olsun üzücü bir durumdur. 2019 dan beri üç seçim kazanan Ekrem İmamoğlu 19 Mart 2025 sabahı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "yolsuzluk" ve "terör" suçlarından başlattığı iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. 23 Mart 2025 te ise;hakkındaki "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklandı, "terör" soruşturmasında ise serbest bırakıldı.
Henüz yargı aşamasında devam eden bu gelişme için sabırla bekleyip, yargı neticesini görmemiz gerekiyor. Nihai netice oluşmadan suçlamak doğru olmaz. Tabi, bu aşamaya nasıl gelindi konuşabiliriz. Her şey CHP nin kendi içerisindeki bilgi sızdırmaları ve para sayımı görüntüleriyle başladı desek yanlış söylemiş olmayız.
Yolsuzluk olmuşmudur, olmamışmıdırdan ziyade; Ülkemizde hep şahit olduğumuz '' senin hırsızın - benim hırsızım '' polemiklerine bir kere daha şahit olduğumuzu dikkatinize sunmak isterim. Devam eden bir hukuk süreci üzerinden değişik planlar yapmakta hoş değil. Temenni edelim bir daha benzer olaylar yaşamayalım. Çünkü, bu tür olaylar ülkemize maddi - manevi hasarlar veriyor. Şimdiden Merkez Bankasının 26 milyar doları piyasaya sürdüğü konuşuluyor. Bunlar hep ülke ve insanları olarak kaybımızdır. Vesselam..
Hırsız Yargılanmalı. Senin Hırsızın, Benim Hırsızım Ayırımı Olmamalı. '' Ne Olursa Olsun Benim Hırsızım Sahiplenirim '' Diyorsan; Bizden Değilsin..
Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına bir karşılık ve Allah tarafından caydırıcı bir ceza olmak üzere sağ ellerini bilekten kesin. Allah kudreti dâimâ üstün gelen, her işi ve hükmü, hikmetli ve sağlam olandır.'' Mâide / 38. Ayet
Cumhuriyet Tarihimiz maalesef suistimaller, hırsızlıklar, kayırmalar vb gibi; Siyasi, ekonomik yanlışlıklar yüzünden yaşanan ekonomik darlıklarla geçmektedir. Araştırın, emin olun 100 yıllık süreçte merhum Prof Erbakan Hocamızın 1 yıllık başbakanlığı dönemi dışında denk bütçe kurma başarısı gösteren bir iktidar olmamıştır
Maalesef her kuşak '' biz ne yoksulluklar gördük '' diyerek başladığı anlatımlarında; Ecevit döneminin Güneş Motel ve meşhur Tuncay Mataracı ve 11 ler olayını anlatırlar. Yine hafızalarda merhum Özal dönemi ''Hayali ihracatlar '' vardır.
İstanbul merkezli suistimalleri konuşacak olursak; ANAP dönemi İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan'ın( 1984 - 89) döneminin '' TALAN '' tabiriyle beraber anılır hale geldiği anlatılacaktır. '' İstanbul soyuluyor '' propagandalarıyla 1989 seçimlerini kazanan ise SHP(CHP)li Prof Nurettin Sözen olmuştur. Mallesef onun dönemide hırsızlıklar, ihale yolsuzlukları ve nihayet Ergün Göknel ve İSKİ skandallarıyla son bulmuştur.
Susuz, yolsuz İstanbul 1994 seçimlerinde Refah Partisinin seçimi kazanmasıyla nefes aldı. Yeni barajlar, alt yapı çalışmaları, metro ağlarının İstanbulun her tarafına yayılması; Bir anlamda nefes aldırdı. Suistimal yok, hırsızlık yok, ihale yolsuzluğu vb hırsızlıklar yokken bir anda '' Laiklik elden gidiyor '' kışkırtmalarıyla 28 Şubat darbesi gerçekleştirildi. Hizmetler yarım kaldı. O esnada İstanbul Şehrül Emini Recep Tayyip Erdoğan(1994 - 98 ) dı. Erdoğan görevden alınarak, bir şiir okuma bahanesi üzerinden hüküm giydirilmiştir. Yani, Erdoğan hırsızlık vb suçlamalardan değil asılsız siyasi - laiklik gerekçeleriyle görevinden uzaklaştırılmıştır.
1998 den bu yana ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir başkanı rüşvet, kayırma vb suçlardan ithamla görevden alınıyor. Yargılama devam ediyor. Neticesi ne olursa olsun üzücü bir durumdur. 2019 dan beri üç seçim kazanan Ekrem İmamoğlu 19 Mart 2025 sabahı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "yolsuzluk" ve "terör" suçlarından başlattığı iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. 23 Mart 2025 te ise;hakkındaki "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklandı, "terör" soruşturmasında ise serbest bırakıldı.
Henüz yargı aşamasında devam eden bu gelişme için sabırla bekleyip, yargı neticesini görmemiz gerekiyor. Nihai netice oluşmadan suçlamak doğru olmaz. Tabi, bu aşamaya nasıl gelindi konuşabiliriz. Her şey CHP nin kendi içerisindeki bilgi sızdırmaları ve para sayımı görüntüleriyle başladı desek yanlış söylemiş olmayız.
Yolsuzluk olmuşmudur, olmamışmıdırdan ziyade; Ülkemizde hep şahit olduğumuz '' senin hırsızın - benim hırsızım '' polemiklerine bir kere daha şahit olduğumuzu dikkatinize sunmak isterim. Devam eden bir hukuk süreci üzerinden değişik planlar yapmakta hoş değil. Temenni edelim bir daha benzer olaylar yaşamayalım. Çünkü, bu tür olaylar ülkemize maddi - manevi hasarlar veriyor. Şimdiden Merkez Bankasının 26 milyar doları piyasaya sürdüğü konuşuluyor. Bunlar hep ülke ve insanları olarak kaybımızdır. Vesselam..
Ekleme
Tarihi: 30 Mart 2025 - Pazar
Hırsız Yargılanmalı. Senin Hırsızın, Benim Hırsızım Ayırımı Olmamalı. '' Ne Olursa Olsun Benim Hırsızım Sahiplenirim '' Diyorsan; Bizden Değilsin..
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.