birsan alüminyum
Mahmut Toptaş
Köşe Yazarı
Mahmut Toptaş
 

NATO, yalnız ABD’nin emrinde mi?

Marks’ın stratejisi doğrultusunda Lenin, Stalin, Troçki… gibi adamlar, merhameti, acımayı, şefkati, vicdanı, imanı yılanın kabuk değiştirdiği gibi Hristiyanlıktan sıyrıldılar, komünizm elbisesini giydiler ve Kırgızistan’dan Yugoslavya’ya kadar topraklar üzerinde yetmiş milyon insan ayrım yapmadan öldürerek kanla bir sistem kurdular. Rus askerleri, ülkelerin üzerine yürüyor, arkadan gelenler komünizm propagandasını yapmıyorlar, zorla damardan zerk ediyorlardı. 1949’da komünizme karşı kurulan NATO, kapitalist ülkelerin korunması için kurulmuştu. Türkiye’de 1960 ile 1980 arasında sağdan ve soldan beş bin tane gencimiz, niçin öldüğünü de bilemeden toprağa girdiler. Komünizm 1991 yılında fiilen yıkıldığını dünyaya duyurunca, Türkiye’deki sağcı yöneticilerle solcu yöneticiler, İslami faaliyetleri durdurma işinde birleştiler. İşte tam o günlerde… Komünizme karşı kurulan NATO bile, kuruluşundan bugüne kadar Varşova paktına karşı yani Sovyetlere karşı bir hareketi olmamış ama Afganistan’da, Libya’da, Bosna’da, Somali’de, Irak’ta ABD’nin emrinde Müslüman öldürmede görev almıştır. Delil mi istersiniz, daha önce yazmıştım, buyurun: 1995 Nisan’ında NATO Genel Sekreteri W. Cleas, “Komünizm yıkılmıştır, bundan sonra düşman İslam’dır” demiştir. Bu sözü söylerken doğrudan İslam kelimesini kullanmıştı. 2009 yılında NATO’ya genel sekreter aranmaya başlanır. Adaylarda aranan ilk şart, bugüne kadar yaptığı icraatlarda İslam düşmanlığı ve bu düşmanlıkta başarılı olmasıdır. Aranan mal bulunur. Danimarka Başbakanı iken karikatüristlerinden biri âlemlere rahmet, Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) hakaret içeren karikatüristi sonun kadar savunması, halkı Müslüman ülkelerin Danimarka mallarına boykot yapmaları karşısında geri adım atmaması, Türkiye’nin en büyük belası olan PKK’ye aleni destek vermesi Andres Fogh Rasmussen’i diğer rakiplerinin önüne geçirmiş Nisan 2009’da Türkiye’ye rağmen NATO Genel Sekreteri olmuştu. Benim dikkatimi çeken, bugüne kadar Avrupa Birliği’nde parlamenter, senatör, sanatçı, şarkıcı, radyo programcısı, yazar, çizer, patron, papaz… Müslüman oldu, bizim köylerimizden gidenlerin saf ve samimi duruşları birçok Hristiyan’ın Müslüman olmasına sebep oldular da, Türkiye’nin NATO’ya girişi 1952 yılından bugüne kadar yetmiş dört yıl içinde bir tek NATO askerinin Müslüman olduğunu duymadık. Ankara’da yapılan bu NATO toplantısında “74 yıl içinde neden hep Müslümanlar öldürüldü?” sorusuna bir cevap aranmalı. “NATO, yalnız Amerikan çıkarları için mi varlığını sürdürüyor?” sorusu gündeme gelmeli. “Müslümanların çoğunluğu teröristtir” diyen Hollandalı aşırı sağcı, İslam düşmanı politikacı Geert Wilders’in liderliğini yaptığı Özgürlük Partisi’nin kanaatine göre çok yakın bir zamanda Müslümanlar, Hollanda’da yönetimi ele alacaklar korkusuyla her yerde, her zaman bu konuyu gündeme getirirken partisinin eski üyelerinden, ayrıca Lahey belediye meclisi üyesi olan Arnoud Von Doorn, bu İslam karşıtı filme en büyük desteği verdikten sonra dünya genelinde Müslümanların aşırı tepkisini görünce, milyarların yanlışta birleşmesinin mümkin olmayacağını düşünür ve İslam ve Sevgili Peygamberimiz hakkında kitaplar okumaya ve Müslümanlarla sohbetler yapmaya başlar.     Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, “Derken bu süreçte İslam ile aramda sıcak bir bağ oluştu. İslam’ın Batılı medya ve politikacıların anlattığı gibi negatif olmadığını kavradım. İslam’ın barış ve kardeşlik dini olduğunu, kafamdaki her soruya cevap verdiğini gördüm. Bu süreç bir sene sürdü. Şüphelere kapıldığım, çok motive olduğum anlar da oldu. En sonunda kendi isteğimle İslam’ı seçerek Kelime-i Şehadet getirdim” diye konuştu. Sonunda Müslüman olur ve umre için gittiğinde Medine’de Sevgili Peygamberimiz’in kabri önünde özür diler, Rabbinden de afvını ister. İslam’ın aleyhine olanlar da İslam’a hizmet ederler mi? Örnekte olduğu gibi olurmuş. Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz.
Ekleme Tarihi: 08 Temmuz 2026 -Çarşamba
Mahmut Toptaş

NATO, yalnız ABD’nin emrinde mi?

Marks’ın stratejisi doğrultusunda Lenin, Stalin, Troçki… gibi adamlar, merhameti, acımayı, şefkati, vicdanı, imanı yılanın kabuk değiştirdiği gibi Hristiyanlıktan sıyrıldılar, komünizm elbisesini giydiler ve Kırgızistan’dan Yugoslavya’ya kadar topraklar üzerinde yetmiş milyon insan ayrım yapmadan öldürerek kanla bir sistem kurdular.

Rus askerleri, ülkelerin üzerine yürüyor, arkadan gelenler komünizm propagandasını yapmıyorlar, zorla damardan zerk ediyorlardı.

1949’da komünizme karşı kurulan NATO, kapitalist ülkelerin korunması için kurulmuştu.

Türkiye’de 1960 ile 1980 arasında sağdan ve soldan beş bin tane gencimiz, niçin öldüğünü de bilemeden toprağa girdiler.

Komünizm 1991 yılında fiilen yıkıldığını dünyaya duyurunca, Türkiye’deki sağcı yöneticilerle solcu yöneticiler, İslami faaliyetleri durdurma işinde birleştiler.

İşte tam o günlerde…

Komünizme karşı kurulan NATO bile, kuruluşundan bugüne kadar Varşova paktına karşı yani Sovyetlere karşı bir hareketi olmamış ama Afganistan’da, Libya’da, Bosna’da, Somali’de, Irak’ta ABD’nin emrinde Müslüman öldürmede görev almıştır.

Delil mi istersiniz, daha önce yazmıştım, buyurun:

1995 Nisan’ında NATO Genel Sekreteri W. Cleas, “Komünizm yıkılmıştır, bundan sonra düşman İslam’dır” demiştir.

Bu sözü söylerken doğrudan İslam kelimesini kullanmıştı.

2009 yılında NATO’ya genel sekreter aranmaya başlanır.

Adaylarda aranan ilk şart, bugüne kadar yaptığı icraatlarda İslam düşmanlığı ve bu düşmanlıkta başarılı olmasıdır.

Aranan mal bulunur.

Danimarka Başbakanı iken karikatüristlerinden biri âlemlere rahmet, Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) hakaret içeren karikatüristi sonun kadar savunması, halkı Müslüman ülkelerin Danimarka mallarına boykot yapmaları karşısında geri adım atmaması, Türkiye’nin en büyük belası olan PKK’ye aleni destek vermesi Andres Fogh Rasmussen’i diğer rakiplerinin önüne geçirmiş Nisan 2009’da Türkiye’ye rağmen NATO Genel Sekreteri olmuştu.

Benim dikkatimi çeken, bugüne kadar Avrupa Birliği’nde parlamenter, senatör, sanatçı, şarkıcı, radyo programcısı, yazar, çizer, patron, papaz… Müslüman oldu, bizim köylerimizden gidenlerin saf ve samimi duruşları birçok Hristiyan’ın Müslüman olmasına sebep oldular da, Türkiye’nin NATO’ya girişi 1952 yılından bugüne kadar yetmiş dört yıl içinde bir tek NATO askerinin Müslüman olduğunu duymadık.

Ankara’da yapılan bu NATO toplantısında “74 yıl içinde neden hep Müslümanlar öldürüldü?” sorusuna bir cevap aranmalı.

“NATO, yalnız Amerikan çıkarları için mi varlığını sürdürüyor?” sorusu gündeme gelmeli.

“Müslümanların çoğunluğu teröristtir” diyen Hollandalı aşırı sağcı, İslam düşmanı politikacı Geert Wilders’in liderliğini yaptığı Özgürlük Partisi’nin kanaatine göre çok yakın bir zamanda Müslümanlar, Hollanda’da yönetimi ele alacaklar korkusuyla her yerde, her zaman bu konuyu gündeme getirirken partisinin eski üyelerinden, ayrıca Lahey belediye meclisi üyesi olan Arnoud Von Doorn, bu İslam karşıtı filme en büyük desteği verdikten sonra dünya genelinde Müslümanların aşırı tepkisini görünce, milyarların yanlışta birleşmesinin mümkin olmayacağını düşünür ve İslam ve Sevgili Peygamberimiz hakkında kitaplar okumaya ve Müslümanlarla sohbetler yapmaya başlar.

 
 

Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, “Derken bu süreçte İslam ile aramda sıcak bir bağ oluştu. İslam’ın Batılı medya ve politikacıların anlattığı gibi negatif olmadığını kavradım. İslam’ın barış ve kardeşlik dini olduğunu, kafamdaki her soruya cevap verdiğini gördüm. Bu süreç bir sene sürdü. Şüphelere kapıldığım, çok motive olduğum anlar da oldu. En sonunda kendi isteğimle İslam’ı seçerek Kelime-i Şehadet getirdim” diye konuştu.

Sonunda Müslüman olur ve umre için gittiğinde Medine’de Sevgili Peygamberimiz’in kabri önünde özür diler, Rabbinden de afvını ister.

İslam’ın aleyhine olanlar da İslam’a hizmet ederler mi?

Örnekte olduğu gibi olurmuş.

Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.