birsan alüminyum
Emrullah Akbulat
Köşe Yazarı
Emrullah Akbulat
 

ABD KÜBA'YA TAHRİKLERİNİ SÜRDÜRÜYOR, AZERBAYCAN'DA BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI, TÜRKİYE'DE ENFLASYON

          ABD'nin cinayete alışkın özel harekât timleri Venezüela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçıralı on ay oldu. Bu zorbalıkla yetinmeyen ABD li yetkililer;  31 tonluk altın rezervini bir uçağa doldurarak  ABD ye götürdüler. Götürmekten öte, el koyup çaldılar.           ABD li yetkililerin ara ara Küba'yı tehdit gördükleri beyanlarında bulunmaları bir taktikmi yoksa müdahale, işgal girişimi sinyallerimi zaman içerisinde çıkacak ortaya. Acımasızca abluka altında tutulması ise; Sömürgeci ABD nin zalimliğinin açık göstergesi. Bir müslüman olarak Küba'yı seviyorum, destekliyorum. Venezüela benzeri bir baskına uğrarsa çok üzülür ve çaresizliğe kahrolurum.           ABD İngiliz sömürgeciliğinin ürünü. İngiliz sömürgeciliği ise; Siyonist sermaye desteği, sübvansiyonuyla gerçekleşen zulüm. Yani, ABD nin başından itibaren kuruluşu kan, gözyaşı, ölümler pahasına soygunlarla gerçekleşiyor. ABD kuruluşundan itibaren siyonist sermayenin hizmetkarı, jandarması. Filipinler macerası, Kore Savaşı, Vietnam, Kampoçya, Irak, Afganistan, Suriye, Libya, İran işgal ve saldırganlığı soygun ve sömürgeci mantığından kaynaklanıyor. ABD deki silah, cephane fabrikalarının tamamı siyonist sermayedarlara ait. Dolayısıyle ürettiklerini satmaları için savaş, savaşlar gerekiyor..           ABD li yöneticilere göre ülkelerini soydurmayanlar terörist ilan ediliyor. Küba'da bu senaryoya dahil. Şimdiye kadar müdahale etmemelerini şaşırtıcı bulanlarda var ama Küba bir Venezüela veya Arjantin değil. En azından eski Küba, ABD emperyalizmine HAYIR diyecek cürette ve kapasitedeydi.           Ya Azerbaycan'a ne oluyor. Tamda İsrail Devlet Başkanı Herzoğ'un ziyareti öncesi okullarda başörtüsü yasağı uygulamasına geçilmesi nasıl izah edilebilir.  Aşırılığa karşı tedbir savunması gerçekçi değil. Eski Sovyet Cumhuriyetleriyle hemen hemen aynı tarihlerde benzer yasakların uygulanmaya konulması bir Moskova dürtüsünün, İsrail talebinin birlikte sunulduğu gerçeğini gösteriyor.           Bu yasak can Azerbaycan'a hiç yakışmadı. Durduk yere başörtüsü meselesiyle insanların ayrıştırılmasıyla çatışması planlanıyorsa çok yazık. İlham Aliyev ve avaneleri bu yasağı uygulamakla bence iyi yaptılar. 100 yıldır Rus kültürünün, dilinin dayatıldığı Azerbaycan halkına bir anlamda uyanın, inancınıza, kimlik - kültürünüze sahip çıkın deniliyor.           Türkiye'de  enflasyon meselesi gündemden düşmüyor. Merhum Necmeddin Erbakan'ın dediği gibi '' Unumuz var, şekerimiz var ama helva yapmamızı engelliyorlar. '' Öyle anlaşılıyor ki, Ekim ayında düşmeyen enflasyon Kasım, Aralık ayında da düşmeyecek. Bu durumda emekli maaşlarına refah payı denilerek bir düzenleme yapılacak. Artık zaruret halini aldı desek abartmış olmayız.           Bu olası düzenleme sadece en düşük maaş alanların ücretini yukarı çekmek olursa emin olun emeklilerin kahır ekseriyeti tepki gösterecek. Öyle ya, EYT ile veya 1800 -  2500 gün vb prim ödeyenler şu kadar para ver emekli ol denilerek emekli edildi. Şimdi, 5000 - 7000 - 9000 gün prim ödemiş, vergisinide üstüne koymuşla bir tutulursa, düzenli sosyal güvenlik pirimlerini ödemişler cezalandırılmış ya da tabirimi mazur görün, bilmem ne yerine konulurlarsa sandığa tepki olarak gitmeyecekler mi ?! Adil, hem de unutulmuş adil çözüm üretilmeli diyerek noktalayalım.  Vesselam..         
Ekleme Tarihi: 28 Ekim 2026 -Çarşamba
Emrullah Akbulat

ABD KÜBA'YA TAHRİKLERİNİ SÜRDÜRÜYOR, AZERBAYCAN'DA BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI, TÜRKİYE'DE ENFLASYON

          ABD'nin cinayete alışkın özel harekât timleri Venezüela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçıralı on ay oldu. Bu zorbalıkla yetinmeyen ABD li yetkililer;  31 tonluk altın rezervini bir uçağa doldurarak  ABD ye götürdüler. Götürmekten öte, el koyup çaldılar.

          ABD li yetkililerin ara ara Küba'yı tehdit gördükleri beyanlarında bulunmaları bir taktikmi yoksa müdahale, işgal girişimi sinyallerimi zaman içerisinde çıkacak ortaya. Acımasızca abluka altında tutulması ise; Sömürgeci ABD nin zalimliğinin açık göstergesi. Bir müslüman olarak Küba'yı seviyorum, destekliyorum. Venezüela benzeri bir baskına uğrarsa çok üzülür ve çaresizliğe kahrolurum.

          ABD İngiliz sömürgeciliğinin ürünü. İngiliz sömürgeciliği ise; Siyonist sermaye desteği, sübvansiyonuyla gerçekleşen zulüm. Yani, ABD nin başından itibaren kuruluşu kan, gözyaşı, ölümler pahasına soygunlarla gerçekleşiyor. ABD kuruluşundan itibaren siyonist sermayenin hizmetkarı, jandarması. Filipinler macerası, Kore Savaşı, Vietnam, Kampoçya, Irak, Afganistan, Suriye, Libya, İran işgal ve saldırganlığı soygun ve sömürgeci mantığından kaynaklanıyor. ABD deki silah, cephane fabrikalarının tamamı siyonist sermayedarlara ait. Dolayısıyle ürettiklerini satmaları için savaş, savaşlar gerekiyor..

          ABD li yöneticilere göre ülkelerini soydurmayanlar terörist ilan ediliyor. Küba'da bu senaryoya dahil. Şimdiye kadar müdahale etmemelerini şaşırtıcı bulanlarda var ama Küba bir Venezüela veya Arjantin değil. En azından eski Küba, ABD emperyalizmine HAYIR diyecek cürette ve kapasitedeydi.

          Ya Azerbaycan'a ne oluyor. Tamda İsrail Devlet Başkanı Herzoğ'un ziyareti öncesi okullarda başörtüsü yasağı uygulamasına geçilmesi nasıl izah edilebilir.  Aşırılığa karşı tedbir savunması gerçekçi değil. Eski Sovyet Cumhuriyetleriyle hemen hemen aynı tarihlerde benzer yasakların uygulanmaya konulması bir Moskova dürtüsünün, İsrail talebinin birlikte sunulduğu gerçeğini gösteriyor.

          Bu yasak can Azerbaycan'a hiç yakışmadı. Durduk yere başörtüsü meselesiyle insanların ayrıştırılmasıyla çatışması planlanıyorsa çok yazık. İlham Aliyev ve avaneleri bu yasağı uygulamakla bence iyi yaptılar. 100 yıldır Rus kültürünün, dilinin dayatıldığı Azerbaycan halkına bir anlamda uyanın, inancınıza, kimlik - kültürünüze sahip çıkın deniliyor.

          Türkiye'de  enflasyon meselesi gündemden düşmüyor. Merhum Necmeddin Erbakan'ın dediği gibi '' Unumuz var, şekerimiz var ama helva yapmamızı engelliyorlar. '' Öyle anlaşılıyor ki, Ekim ayında düşmeyen enflasyon Kasım, Aralık ayında da düşmeyecek. Bu durumda emekli maaşlarına refah payı denilerek bir düzenleme yapılacak. Artık zaruret halini aldı desek abartmış olmayız.

          Bu olası düzenleme sadece en düşük maaş alanların ücretini yukarı çekmek olursa emin olun emeklilerin kahır ekseriyeti tepki gösterecek. Öyle ya, EYT ile veya 1800 -  2500 gün vb prim ödeyenler şu kadar para ver emekli ol denilerek emekli edildi. Şimdi, 5000 - 7000 - 9000 gün prim ödemiş, vergisinide üstüne koymuşla bir tutulursa, düzenli sosyal güvenlik pirimlerini ödemişler cezalandırılmış ya da tabirimi mazur görün, bilmem ne yerine konulurlarsa sandığa tepki olarak gitmeyecekler mi ?! Adil, hem de unutulmuş adil çözüm üretilmeli diyerek noktalayalım.  Vesselam..

        

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
A.Eser
(28.10.2026 11:57 - #2144)
Elçibeyi nasıl ,neden yıktıkları,kimler tarafından yıkıldığı Şimdi daha iyi anlaşılıyor.Şu anki ucube tamamen itrail güdümünde.Lakin Siyaset dışı söylüyorum,Reis bunu icabına bakacaktır,çünkü bu ucubeyi halkıda sevmiyor. Maaşa gelince hiç umutlu değilim.En düşü en yüksek anlamam ,yatan prime göre maaş olursa adalet var.Sırf vekillik yaptı diye emeklinin kırk katı alan emekli varsa adalet yok..Dışarda başarılar tamam,yapılan hizmetler tamam,alkışlıyorum lakin bu emekli ve çiftçiye yapılan haksızlıga anlam veremiyorum.Selamlar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Burhan Sandıkçı
(28.10.2026 13:11 - #2146)
Hocam Dünyadaki menfi gelişmeleri, vücuttaki arızaları tespit eden bir Check up gibi çekmişsin koca yüreğine sağlık. Firavuni güç sahipleri dünyaya doymak nedir bimez, çünkü karnı yedikçe genişliyor genişledikçe de yemek için masum olanları yemek için yalan ifuiea ne varsa atıyor terötist muamelesi yapıyor lokma ile yutuyor. Ama bu dünyada ne de çok firavunlar hatta müslüman kisveli Ekber şahlar geldi geçti. Bu dünya kimseye kalmadığı gibi bundan sonrada kalmayacak Mutlaka Allah'ın adaleti tecelli edecek yanlarınada kalmayacak, Ebedi alem de hesap gününde cehenneme atın bunları denildiğinde saç baş yolacaklar fakat; bu dünyada ki gücü ve kenfilerine yardımcı olacak limse bulayacaklar. işte o zaman anlayacaklar. Şimdi Nefis ve şeytanın kuklası olmuşlar kör sağır ve dilsiz olmuşlar anlamıyorlar. Allah bizleri ümmeti Muhammedi nefsin şeytanın ve şeytanlaşmış insanların şerrinden korusun. Bizlerin yapması gereken bu tür zalimlerin kötülüğü karşısında Bolca Allah'a sığınarak çokça zikretmektir.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
SİMYACI
(28.10.2026 13:29 - #2147)
Öncelikle ABD’nin bağımsız bir devlet değil; siyonist sermayenin, silah lobilerinin ve sömürgeci aklın tetikçiliğini yapan küresel bir güç olduğu gerçeğini artık kimse saklayamaz. Venezuela’nın zenginliklerine el koyan, devlet başkanını kaçırma cüreti gösteren bu anlayış, yıllardır Küba’yı da açlıkla ve ablukayla teslim almaya çalışıyor. Küba hususındaki duruşu çok kıymetli buluyorum; çünkü anti-emperyalist olmak, mazlumun ve direnenin yanında durmayı gerektirir. Siyonist sermayenin cephaneliklerini boşaltmak için dünyayı kan gölüne çeviren bu sisteme karşı susmak, o zulme ortak olmaktır. ​Aynı küresel aklın Azerbaycan’daki uzantılarını görmemek mümkün değil. İsrail yetkililerinin ziyaretleri öncesinde peydahlanan başörtüsü yasağı kesinlikle bir tesadüf değildir. Yıllarca Rus hegemonyası altında kimliği baskılanan Azerbaycan halkına, şimdi de dış güdümlü politikalarla kendi inanç ve kültüründen kopma dayatılmaktadır. Bu yasak bir güvenlik tedbiri değil; doğrudan halkın değerlerine yapılmış bir müdahaledir. Temennim, bu haksız dayatmanın Azerbaycan halkının silkelenip öz kimliğine sahip çıkmasına vesile olmasıdır. ​Mesele ülkemizdeki ekonomik duruma geldiğinde ise derin bir sosyal adaletsizlikle karşı karşıyayız. Yıllarca 7000-9000 gün prim ödeyip vergisini kuruşu kuruşuna yatıranla az prim ödeyenin aynı seviyeye çekilmesi prim adaletini zedeliyor; ancak burada asıl mesele kimseyi sefalete mahkûm etmemektir. En düşük emekli maaşı da asgari ücret de bir insanın onuruyla, insanca yaşayabileceği seviyede olmalıdır. Herkes gücü yettiğince bu ülkenin sadık bir vatandaşı olmak için elinden geleni yaparken, ne emekli ne de asgari ücretli perişan bir hayata terk edilebilir. Zenginlik de başarı da teşvik edilmeli fakat en alt seviyedeki vatandaş dahi sefalet çekmemelidir. İnsanları ülkesine hizmet ettiğine pişman eden bu anlayış adil bir çözüm üretmezse, karşılığını sandıkta tepki olarak alacaktır.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.