Malum ateş düştüğü yeri yakıyor ama ateş sadece düştüğü yerle yetinmiyor, tedbir alınmazsa yangına dönüşüyor, yayılıyor. Evlat kayıpları da öyle. Allah (cc) korusun. Tedbir alınmazsa herkesin evladı tehlikede.
Modernleşiyoruz, özgürleşiyoruz diyerek; çekirdek aile harab edildi. Kadın kocaya isyan, erkek karısına saygısız. Üç aylık, beş aylık evli çiftlerin boşanmalarına alıştık derken; beş-on yıllık evlilikler çatırdıyor. Ortada masum çocuklar kalıyor, kimin umurunda.
Ha, bir de nikahsız evlilikler var. Avrupa'dan sonra bizde de yaygınlaşıyor. Kızı yalnız yaşamaya karar vermiş Atatürkçü abim gurur duyuyor, ''Ayakları üzerinde durmayı başarmalı'' diyor. Ne bileyim; batılılaşıyoruz, laikleşiyoruz derken batıyoruz, umurumuzda mı?! İmdat kolumuz da yok durduralım.
2026’nın Nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okul saldırıları yaşanmıştı. İlgili ilgisiz herkeste ''Bir daha tekrarı olur mu?'' kaygısı vardı. Okulların açılması haftasını doldurmuşken Manisa'dan üzücü haber geldi. 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okuduğu okulu 22 Eylül 2026 sabahı saat 08.00 civarında basıyor ve 3'ü ağır olmak üzere 11 kişiyi yaralıyor. Kaygılananların kaygılarının boşuna olmadığı çıkıyor ortaya.
Saldırganın kovboy gibi; tüfeği kâh elinde sallayarak, kâh omuzuna atarak rahat tavırlar sergilemesi, silaha alışkın olduğu izlenimi veriyor. Hakikaten bu çocukları bizler eğitiyoruz. Bu çocuklar evlerimizden çıkıp sokaklara, okullara yöneliyorlar. ''Her yanlışın sorumlusu devlettir'' diyerek sıyrılamayız. Anne-babalar da en az devlet kadar sorumlular.
Eğitim ailede başlar; terbiye, görgü ailede öğrenilir. Dinden, imandan, ahlaktan, erdemden, utanma duygularından mahrum yetiştiriyoruz çocuklarımızı. Elif'i tanımayan, Sübhaneke'yi bilmeyen, gusülden bihaber nesiller yetiştiriyoruz. Kısa don giymekle modern görünümlü baba olunmuyor. Ya da ne bileyim askılı tişört, mini etek giymekle zengin görünümlü çağdaş anne olunmuyor.
Geleneklerimizden, göreneklerimizden koparılmamız yetmemiş; utanmaz, gaddar, şiddet yanlısı robotlara dönüştürülmüşüz. Öyle bir-iki değil, binlerce video paylaşılıyor. Sadece erkek çocuklar değil, kız çocukları da şiddet sarmalında. Bu özgürlük anlayışı doğru bir özgürlük anlayışı değil. Bir kere başıbozuklar gibi sahipsiz, her aklına geleni yapacak ama filmlerde olduğu gibi bedelini ödemeden yaşamına devam edecek. Oh ne ala memleket...
Kimse sadece iktidarı hedef göstermesin. 100 yılı aşkındır bu Millete, Milletin çocuklarına batılılaşmayı, laiklik adına dinsizliği, gelenek-göreneklerimizden uzaklaşmayı çağdaşlık gibi sunan CHP zihniyeti de en az iktidar kadar kabahatlidir. Nesiller son 25 senede yetişmedi. Birbirinin devamı olarak yaşam devam ediyor...
Vaktiyle Prof. Dr. Necmettin Erbakan ''ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT'' derken gülenler, okullarda edep ve adab-ı muaşeret eğitimini yasaklayanlar başarılı oldular. Sevinsinler eserleriyle. Acı tablo önümüzde; Suçlunun tüfeği dedeye ait, baba çocuktan bihaber, anne desen dünyalık peşinde. Rabbimiz kimsenin başına vermesin. Feryadımız bir daha böyle izahı zor facialar yaşanmasın diyedir.
Hep söylüyoruz; Binalar yıkılır, daha görkemlileri, daha sağlamları yapılır ama nesil kaybedilirse; Millet yaralanır, fetret dönemi yaşanır. Cennet mekan Şeyh Edebalı boşuna "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" dememiş. İnsan ihmal edildi, iman ihmal edildi, İslâm ihmal edildi. Rabbimiz bir daha böyle acılar yaşatmasın. Acıları konuşmak, yazmak da üzüyor insanı. Vesselam...

