birsan alüminyum
Emrullah Akbulat
Köşe Yazarı
Emrullah Akbulat
 

İSLÂM DÜNYASI, YETİŞTİRDİĞİ İLİM İNSANLARINI YENİ YENİ TANIMAYA BAŞLADI

Endülüs Emevi Devletinin yıkılması, Osmanlı Devletinin zayıflamaya başlaması Batı Dünyasında Rönesans hareketinin yaşanması ve nihayet sanayi devrimi; Batının Dünya hakimiyetini bir anlamda pekiştirdi.           Batı Dünyası  Roma İmparatorluğunun görkemli muktedir günlerini rehber edinmiştir. Hatta, rehber edinmekle yetinilmemiş sömürgecilikte daha zalimane sıtrateji izlenilmiştir. Siyonist bankerlerin finansörlüğünde siyahilerin Afrikadan yeni kıtaya nakledilmeleri insanlık varoldukça unutulmayacak acılarla dolu izler bırakmıştır. Batılılar, Afrikalı Milletlerin tarihlerini, dillerini, dinlerini yok etmişlerdir. Kendi kültürlerini, dillerini, dinlerini dayatmışlardır. Kimileri din önemli değil diyorlar ya, o da Avrupalıların  tahakküm kurmak istedikleri milletlerin kulaklarına üfledikleri aldatmacadan başka bişi değil. Din kültürleri besleyen ana kaynaklardan biridir. Din kültür inşaa eder...           Tanzimat Fermanı, Jön Türk Hareketi, İttihat ve Terakki Fırkasının Osmanlının son yıllarını şekillendirmesi; Toplumumuzda batı hayranlığının oluşmasına sebep olmuştur. 100 sene önce üç kıtaya egemen olan Osmanlı hiç görülmüş; Batının, siyasi,kültürel hatta din yapısı insanlarımıza dayatılmıştır. Adeta Afrika Milletlerine yapıldığı gibi, geçmişimizle bağlarımız koparılmıştır.            Mikrobu bulan kişinin Fatih'in hocası Akşemseddin olduğunu yeni yeni öğreniyor insanlarımız. Farabi, İmam ı Gazali, İbn Sina, İbn Haldun, Biruni, İbnü'l-Heysem, Ali Kuşçi, Harizmi,Cezeri  vb  gibi ilim, sanat, fikir, felsefe insanları yetiştirmişiz. Robotik ve mekaniğin atası Cezeri'yi üniversite okumuşlarımız bile bilmiyor, tanımıyor. Batıcılık, batı normlarının zihnimizi işgali böylesine güçlüdür. Ancak son onlu yıllarda hafızayı canlandırma gayretleri artmıştır.            Dünyanın Aristodan sonra ikinci öğretmen anlamına gelen  " Muallim-i Sâni " ünvanını verdiği Farabi'yi  bile yeni yeni öğretiyoruz insanlarımıza. Yıllarca batılılaşma uğruna köklerimizden uzaklaştırıldık. Din - dil - toplum ayrıştırması nakşedildi zihinlere. Halâ benzer çabalara şahit oluyor, üzülüyoruz. Bilimden, kültürden, sanattan, edebiyattan bihaber yaşamış ilkel kabileymişiz gibi kendini ( kimlik - kültürünü )  aşağılayan sahte aydınlar türetildi.            İstanbul'da yaşayıp İslâm Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin Gülhane Parkının içerisinde olduğunu bilen kaç insanımız var. Öğretmenlerimiz yetiştirdikleri çocuklarımıza İstanbul Gülhane Parkı'ndaki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, 9. ve 16. yüzyıllar arasında Müslüman bilginlerin keşfettiği ve geliştirdiği astronomi, tıp, mimari, harp teknolojisi ve fizikle ilgili 585 adet alet, cihaz ve harita modelinin replikasını barındırıyor diye aktarıyorlar mı ? Emin olun ilkokuldan  üniversiteye hiçbir kurumumuz bu bilgiyi aktarmıyor. Varsa yoksa Roma - Bizans eserlerinin gün yüzüne çıkarılması için yapılan çalışmalar. Bu arkeolojik çalışmalara harcanan milyarlarda cabası.           Tabi, Roma -  Bizans güzellemesi yapanlar bizim tarihi araştırmalara karşı olduğumuz anlamı çıkarmasınlar. Önce bu toplumun asli kimlik, kültürünü yaşatacak maddi - manevi değerler ayağa kaldırılmalı bunu anlatmaya çalışıyoruz. Aklını, yüreğini batıya kaptıranlar insanlarımıza asla faydalı olamazlar. Onların; batıcı fikirleri topluma dayatmaları, hastaya yanlış ilaç veya serum bağlamak gibi tesir ediyor.            Karamsar değiliz. Bu Millet dininede, kültürünede, sanayisine, sanatına, edebiyatınada sahip çıkar. Ne kadar mani olmaya çalışırlarsa çalışsınlar; İHA, SİHA, uçak yaptığı gibi, atomunuda yapar, uzay gemisinide yapar. Şahsen inancım tamdır. Gayretimiz bu inancın heyecan ve beklentisindendir. Vesselam...
Ekleme Tarihi: 12 Ağustos 2026 -Çarşamba
Emrullah Akbulat

İSLÂM DÜNYASI, YETİŞTİRDİĞİ İLİM İNSANLARINI YENİ YENİ TANIMAYA BAŞLADI

Endülüs Emevi Devletinin yıkılması, Osmanlı Devletinin zayıflamaya başlaması Batı Dünyasında Rönesans hareketinin yaşanması ve nihayet sanayi devrimi; Batının Dünya hakimiyetini bir anlamda pekiştirdi.
          Batı Dünyası  Roma İmparatorluğunun görkemli muktedir günlerini rehber edinmiştir. Hatta, rehber edinmekle yetinilmemiş sömürgecilikte daha zalimane sıtrateji izlenilmiştir. Siyonist bankerlerin finansörlüğünde siyahilerin Afrikadan yeni kıtaya nakledilmeleri insanlık varoldukça unutulmayacak acılarla dolu izler bırakmıştır. Batılılar, Afrikalı Milletlerin tarihlerini, dillerini, dinlerini yok etmişlerdir. Kendi kültürlerini, dillerini, dinlerini dayatmışlardır. Kimileri din önemli değil diyorlar ya, o da Avrupalıların  tahakküm kurmak istedikleri milletlerin kulaklarına üfledikleri aldatmacadan başka bişi değil. Din kültürleri besleyen ana kaynaklardan biridir. Din kültür inşaa eder...
          Tanzimat Fermanı, Jön Türk Hareketi, İttihat ve Terakki Fırkasının Osmanlının son yıllarını şekillendirmesi; Toplumumuzda batı hayranlığının oluşmasına sebep olmuştur. 100 sene önce üç kıtaya egemen olan Osmanlı hiç görülmüş; Batının, siyasi,kültürel hatta din yapısı insanlarımıza dayatılmıştır. Adeta Afrika Milletlerine yapıldığı gibi, geçmişimizle bağlarımız koparılmıştır. 
          Mikrobu bulan kişinin Fatih'in hocası Akşemseddin olduğunu yeni yeni öğreniyor insanlarımız. Farabi, İmam ı Gazali, İbn Sina, İbn Haldun, Biruni, İbnü'l-Heysem, Ali Kuşçi, Harizmi,Cezeri  vb  gibi ilim, sanat, fikir, felsefe insanları yetiştirmişiz. Robotik ve mekaniğin atası Cezeri'yi üniversite okumuşlarımız bile bilmiyor, tanımıyor. Batıcılık, batı normlarının zihnimizi işgali böylesine güçlüdür. Ancak son onlu yıllarda hafızayı canlandırma gayretleri artmıştır. 
          Dünyanın Aristodan sonra ikinci öğretmen anlamına gelen  " Muallim-i Sâni " ünvanını verdiği Farabi'yi  bile yeni yeni öğretiyoruz insanlarımıza. Yıllarca batılılaşma uğruna köklerimizden uzaklaştırıldık. Din - dil - toplum ayrıştırması nakşedildi zihinlere. Halâ benzer çabalara şahit oluyor, üzülüyoruz. Bilimden, kültürden, sanattan, edebiyattan bihaber yaşamış ilkel kabileymişiz gibi kendini ( kimlik - kültürünü )  aşağılayan sahte aydınlar türetildi. 
          İstanbul'da yaşayıp İslâm Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin Gülhane Parkının içerisinde olduğunu bilen kaç insanımız var. Öğretmenlerimiz yetiştirdikleri çocuklarımıza İstanbul Gülhane Parkı'ndaki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, 9. ve 16. yüzyıllar arasında Müslüman bilginlerin keşfettiği ve geliştirdiği astronomi, tıp, mimari, harp teknolojisi ve fizikle ilgili 585 adet alet, cihaz ve harita modelinin replikasını barındırıyor diye aktarıyorlar mı ? Emin olun ilkokuldan  üniversiteye hiçbir kurumumuz bu bilgiyi aktarmıyor. Varsa yoksa Roma - Bizans eserlerinin gün yüzüne çıkarılması için yapılan çalışmalar. Bu arkeolojik çalışmalara harcanan milyarlarda cabası.
          Tabi, Roma -  Bizans güzellemesi yapanlar bizim tarihi araştırmalara karşı olduğumuz anlamı çıkarmasınlar. Önce bu toplumun asli kimlik, kültürünü yaşatacak maddi - manevi değerler ayağa kaldırılmalı bunu anlatmaya çalışıyoruz. Aklını, yüreğini batıya kaptıranlar insanlarımıza asla faydalı olamazlar. Onların; batıcı fikirleri topluma dayatmaları, hastaya yanlış ilaç veya serum bağlamak gibi tesir ediyor. 
          Karamsar değiliz. Bu Millet dininede, kültürünede, sanayisine, sanatına, edebiyatınada sahip çıkar. Ne kadar mani olmaya çalışırlarsa çalışsınlar; İHA, SİHA, uçak yaptığı gibi, atomunuda yapar, uzay gemisinide yapar. Şahsen inancım tamdır. Gayretimiz bu inancın heyecan ve beklentisindendir. Vesselam...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
A.Eser
(12.08.2026 14:14 - #1974)
Çok değerli bilgilendirme için yüreğine sağlık üstad...İnşallah bu bilgiler okullarda,üniversitelerde de öğrencilere işlenir de daha bilinçli bir nesil yetişir..Selamlar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
SİMYACI
(12.08.2026 14:30 - #1975)
Haklısınız sayın abim size katılıyorum. İlaveten de benim görşümde şöyle ;. Kültürel hafızanın zayıflaması veya Batı çekim alanına girilmesi, sadece "ihanet" ya da "yabancılaşma" ile açıklanamayacak derin sosyolojik süreçlerdir. Modernleşme sancısı, geçmişi tamamen reddeden radikal bir kopuşa ya da bugünü ıskalayan romantik bir sığınağa yol açmamalıdır. Mesele geçmiş ile bugün arasında bir yarış değildir; çünkü bilim ve teknoloji evrensel bir mirastır. Asıl çözüm; geçmişin figürleriyle övünmek yerine bugünün üretim süreçlerine akıl ve alın teri akıtmak, dünyayla bağları koparmadan kendi özgün kimliğinle var olabilmektir.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.