birsan alüminyum
Emrullah Akbulat
Köşe Yazarı
Emrullah Akbulat
 

ÇERKESLER ( ADİĞELER ) ÜLKEMİZİN RENKLİ ZENGİN MOZAYİĞİNİN BİR PARÇASIDIR

          Çerkeslerin, Adiğelerin bu topraklardaki varlığı 21 Mayıs 1864 te başlamamıştır. Tarihi kaynaklarda Selçukilerle birlikte Bizansa karşı savaştıkları, hatta, 1600 lü yıllara kadar Halep ve çevresinde göçer obaları oldukları, mevsimine göre Halep - Sivas arasında konuşlandıkları aktarılır. Yavuz Sultan Selim sonrası bir çoğunun Anadoluya yerleştirildikleride aktarılır.           Bu mevzuya meraklılar Meydan Larus Ansiklopedisi 5 cildin 544 cü sayfasında mevzuyla ilgili bilgileri bulacaklardır. Osmanlı Devleti döneminde Çerkes Mehmed Ali Paşa, Bıyıklı Koca Derviş Mehmed Paşa, Kethüda Çerkes Meyyit Hasan Paşa, Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Tunuslu Hayreddin Paşa, Salih Hulusi Kezrak vb gibi tarihi şahsiyetler Sadrazam olarak vazife almış Çerkeslerdir.           Osmanlı Tarihinde önemli rol oynamış Çerkes kadınlarda vardır. Cevri Kalfa bunlardan sadece birisidir. O, zekası ve cesaretiyle II Mahmud'u; Bir anlanda Osmanlı hanedanının - devletinin istikbalini kurtarmıştır. Sarayda hizmetli oldukları kadar Padişahlara eş olan Haseki Çerkes kadınlarıda vardır. Yavuz Sultan Selimden itibaren, şehzadelerin gözde eşleri hep Çerkes olmuş, Kanuni'yle başlayan bu durum Osmanlı Devleti yıkılıncaya kadar devam etmiştir.           Bir kısım Osmanlı düşmanlarının '' padişahlar Rus kızlarıyla evlendiler '' ifadesi yanlıştır, yalandır. Bu İttihatçıların Türkleri II Abdülhamid'e karşı kışkırtmak için kullandıkları sıloganlardan biridir.           Son zamanlarda antropologlar, arkeologlar kazılarında Hititlerin Çerkes olduğu fikrinde birleşiyorlar. Anadolu sadece ırkların değil, dinlerinde buluştuğu kaynaştığı merkezdir.           Yakın tarihlerde işgalci Yunanlılara karşı savaşan, Kurtuluş Savaşında takdir toplayan Arslan Toğuzata (Arslan Bey ), Çerkes Ethem ve dönemin çokça konuşulan Anzavur Ahmet, Rauf Orbay, Bekir Sami Kunduh, Emir Marşan, Bekir Sami Günsav, Deli Halit Paşa, Yusuf İzzet Paşa, Cemil Cahit vb Çerkestir. Tabi, Çerkeslerin o dönem Padişah'a ve Halifeye 21 Mayıs 1864 soykırım ve sürgününde Çerkesleri sahiplenmesinden dolayı son ana kadar Osmanlı Devletine sahip çıktıklarıda biliniyor.           Günümüzde Çerkesler geçmişte olduğu gibi renkli mozayin en güçlü en parlak yerindeler. Siyaset, sanat, kültür, edebiyat vb alanında etkin ve saygın yerleri var. Osmanlı döneminde olduğu gibi vekilleri, askeri sahada da paşaları var.           Bu ülkenin barış, huzur ve kardeşliğinden yana yaşamları vardır. Toplum içerisinde kurdukları akrabalık bağları güçlüdür. Her kesimden kız alıp vermişlerdir.           Çerkesler ( Adiğeler ) her şeye rağmen dillerini, kültürlerini, folklorlarını, hasılı varlıklarını devam ettirebilmek için olağanüstü gayret gösteriyorlar. Osmanlı Devleti döneminde okulları, vakıf ve dernekleri - cemiyetleri vardı. Cumhuriyet döneminde konulan yasakların 1950 Demokrat Parti ( DP ) kalkmasıyla dernekler yeniden kurulmaya başlamıştır.            Cumhuriyet döneminin önemli vakıalarından Ezanın yeniden aslına uygun okutulması teklifinin merhum Menderes in talebiyle Kayseri vekili General İsmail Berkok ve arkadaşlarının hazırladığı kanunla meclise sunulduğu kayıtlara geçmiştir. İnönü'nün teklifi General İsmail Berkok un vermesi üzerine '' Başkası yapamazdı '' dediği rivayet edilir.          Evet, Çerkesleri mevzu edinmeye devam edeceğiz. Kimlik kültürün, dilin, Xabzenin, ananelerin ciddi erozyona uğradığı gerçeğinden hareketle; Çerkeslerin çözüm arayışlarınıda dile getireceğiz. İnşaallah ilerki günlerde dilimiz, bilgimiz, duyumlarımız, kaynaklarımız doğrultusunda mevzuyu kaleme alacak toplumumuzun, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın dikkatlerini  çekmeye çalışacağız. Vesselam..  
Ekleme Tarihi: 15 Ağustos 2026 -Cumartesi
Emrullah Akbulat

ÇERKESLER ( ADİĞELER ) ÜLKEMİZİN RENKLİ ZENGİN MOZAYİĞİNİN BİR PARÇASIDIR

          Çerkeslerin, Adiğelerin bu topraklardaki varlığı 21 Mayıs 1864 te başlamamıştır. Tarihi kaynaklarda Selçukilerle birlikte Bizansa karşı savaştıkları, hatta, 1600 lü yıllara kadar Halep ve çevresinde göçer obaları oldukları, mevsimine göre Halep - Sivas arasında konuşlandıkları aktarılır. Yavuz Sultan Selim sonrası bir çoğunun Anadoluya yerleştirildikleride aktarılır.

          Bu mevzuya meraklılar Meydan Larus Ansiklopedisi 5 cildin 544 cü sayfasında mevzuyla ilgili bilgileri bulacaklardır. Osmanlı Devleti döneminde Çerkes Mehmed Ali Paşa, Bıyıklı Koca Derviş Mehmed Paşa, Kethüda Çerkes Meyyit Hasan Paşa, Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Tunuslu Hayreddin Paşa, Salih Hulusi Kezrak vb gibi tarihi şahsiyetler Sadrazam olarak vazife almış Çerkeslerdir.

          Osmanlı Tarihinde önemli rol oynamış Çerkes kadınlarda vardır. Cevri Kalfa bunlardan sadece birisidir. O, zekası ve cesaretiyle II Mahmud'u; Bir anlanda Osmanlı hanedanının - devletinin istikbalini kurtarmıştır. Sarayda hizmetli oldukları kadar Padişahlara eş olan Haseki Çerkes kadınlarıda vardır. Yavuz Sultan Selimden itibaren, şehzadelerin gözde eşleri hep Çerkes olmuş, Kanuni'yle başlayan bu durum Osmanlı Devleti yıkılıncaya kadar devam etmiştir.

          Bir kısım Osmanlı düşmanlarının '' padişahlar Rus kızlarıyla evlendiler '' ifadesi yanlıştır, yalandır. Bu İttihatçıların Türkleri II Abdülhamid'e karşı kışkırtmak için kullandıkları sıloganlardan biridir.

          Son zamanlarda antropologlar, arkeologlar kazılarında Hititlerin Çerkes olduğu fikrinde birleşiyorlar. Anadolu sadece ırkların değil, dinlerinde buluştuğu kaynaştığı merkezdir.

          Yakın tarihlerde işgalci Yunanlılara karşı savaşan, Kurtuluş Savaşında takdir toplayan Arslan Toğuzata (Arslan Bey ), Çerkes Ethem ve dönemin çokça konuşulan Anzavur Ahmet, Rauf Orbay, Bekir Sami Kunduh, Emir Marşan, Bekir Sami Günsav, Deli Halit Paşa, Yusuf İzzet Paşa, Cemil Cahit vb Çerkestir. Tabi, Çerkeslerin o dönem Padişah'a ve Halifeye 21 Mayıs 1864 soykırım ve sürgününde Çerkesleri sahiplenmesinden dolayı son ana kadar Osmanlı Devletine sahip çıktıklarıda biliniyor.

          Günümüzde Çerkesler geçmişte olduğu gibi renkli mozayin en güçlü en parlak yerindeler. Siyaset, sanat, kültür, edebiyat vb alanında etkin ve saygın yerleri var. Osmanlı döneminde olduğu gibi vekilleri, askeri sahada da paşaları var.

          Bu ülkenin barış, huzur ve kardeşliğinden yana yaşamları vardır. Toplum içerisinde kurdukları akrabalık bağları güçlüdür. Her kesimden kız alıp vermişlerdir.

          Çerkesler ( Adiğeler ) her şeye rağmen dillerini, kültürlerini, folklorlarını, hasılı varlıklarını devam ettirebilmek için olağanüstü gayret gösteriyorlar. Osmanlı Devleti döneminde okulları, vakıf ve dernekleri - cemiyetleri vardı. Cumhuriyet döneminde konulan yasakların 1950 Demokrat Parti ( DP ) kalkmasıyla dernekler yeniden kurulmaya başlamıştır.

           Cumhuriyet döneminin önemli vakıalarından Ezanın yeniden aslına uygun okutulması teklifinin merhum Menderes in talebiyle Kayseri vekili General İsmail Berkok ve arkadaşlarının hazırladığı kanunla meclise sunulduğu kayıtlara geçmiştir. İnönü'nün teklifi General İsmail Berkok un vermesi üzerine '' Başkası yapamazdı '' dediği rivayet edilir.

         Evet, Çerkesleri mevzu edinmeye devam edeceğiz. Kimlik kültürün, dilin, Xabzenin, ananelerin ciddi erozyona uğradığı gerçeğinden hareketle; Çerkeslerin çözüm arayışlarınıda dile getireceğiz. İnşaallah ilerki günlerde dilimiz, bilgimiz, duyumlarımız, kaynaklarımız doğrultusunda mevzuyu kaleme alacak toplumumuzun, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın dikkatlerini  çekmeye çalışacağız. Vesselam..

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (4)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
A.Eser
(15.08.2026 12:00 - #1985)
Araştırma ve bilgilendirme için yüreğine sağlık üstad.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nihat Kurnaz
(15.08.2026 13:00 - #1986)
Eline yüreğine sağlık hocam bu güzel bilgilendirme için teşekkür ediyorum Allah’a emanetsin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
SİMYACI
(15.08.2026 13:05 - #1987)
Tarihsel süreç, ulus-devlet inşasının ve modernleşme parantezinin, farklı etnik kimlikler ve kültürel aidiyetler üzerinde ağır travmalar, asimilasyon politikaları ve aidiyet sorgulamaları yarattığı gerçeğiyle doludur. 1864 Büyük Çerkes Sürgünü ve Soykırımı ile anayurtlarından koparılarak Osmanlı coğrafyasına ve ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına uzanan Çerkes varlığı, bu topraklarda her daim kritik bir rol oynamasına rağmen ne yazık ki zaman zaman ötekileştirme ve haksız ithamlarla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında, siyasi ve askeri tasfiyeler sürecinde Çerkes kimliği üzerinden üretilen kuşkular ve "hain" yaftalamaları, bu topluluğun sadakatini ve fedakarlıklarını gölgeleme çabası olarak tarihe geçmiştir. Benzer bir dışlayıcı ve homojenleştirici yaklaşım, farklı coğrafi ve kültürel kökene sahip Kürtler başta olmak üzere diğer halklar için de işletilmiş; anadilin kamusal alandaki yasakları ve kültürel hakların kısıtlanması, toplumsal barışı zedeleyen başlıca unsurlar olmuştur. Oysa geçmişin bu acı tecrübeleri, devletin ve toplumun tekçi bir anlayışla değil, çok sesli ve çok renkli bir mozayikle güçlü olabileceğini göstermektedir. Ne var ki, dönemsel politik kaygılar; halklar arasında "seküler-dindar", "Türk-Kürt", "Çerkes-Sünni" gibi yapay ve kutuplaştırıcı fay hatları üreterek toplumsal dokuyu zedelemiştir. Oysa bu coğrafyanın kaderi, farklılıkları birer zenginlik olarak görüp kucaklamaktan, hiçbir kimliği erozyona uğratmadan ortak bir vicdan ve barış iklimi inşa etmekten geçer. Çerkeslerin, Kürtlerin ve bu ülkenin tüm asli unsurlarının talebi; geçmişin yaralarıyla yüzleşilmesi, kimliklerin ve anadillerin özgürce yaşatılması, adaletin ve kardeşliğin en saf haliyle tesadüfi değil, kalıcı kılınmasıdır.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nihat Kurnaz
(15.08.2026 13:09 - #1988)
Eline yuregine sağlık hocam, çok güzel bir bilgilendirme yaptın Allah razı olsun Allah’a emanetsin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve habergebze.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.