Soykırımcı İsrail destekçileri ABD + İngiltere ve Batı Dünyasından aldığı cüretle Lübnan'ı yaşanmaz hale getiriyor. Sonrasında hedef Golan Tepeleri ve Suriye olacak ki, aralıklarla Suriye'yi de vuruyor. 18 Ağustos 2026 gecesi İdlib'teki havaalanını vurması bu saldırılardan sadece bir tanesi.
Soykırımcı İsrail ordusu terkedilmiş, uzun süredir kullanılmayan havaalanına peşpeşe sekiz saldırı düzenliyor. Maalesef Esed döneminde ordu İsrail'e karşı değil, içerde kendi insanlarına karşı silahlanmış. İsrail'in saldırılarına karşı tek bir savunma silahı yok. Radar yok, uçaksavar savunma silahları yok. O, helikopterlerle halkının üzerine varil bombaları atan Esed ve yandaşlarının aklına siyonist İsrail saldırganlığı hiç mi hiç gelmemiş. Üç tane savaş gemisi vardı onu da Esed Moskovaya kaçınca İsrail uçakları yok etti. Hem de tek bir mukavemet görmeden.
İsrail bölgesel güç olarak tüm coğrafyaya gözdağı veriyor. Bu bizede mesaj mı ilgili kurumlarımız daha iyi bilir. Sınırımıza 70 km mesafedeki bir havaalanının vurulması olacak şey değil.
ABD + Batı dünyası Siyonist İsrail'in coğrafyadaki savaşını ( 1096 - 1099 ) Haçlı seferleri benzeri gibi görüyorsa, aldanıyor. Evanjeliklerin kıyameti yakınlaştırma inanışıda aldatmaca. Siyonist İsrail, bugün müslüman avına çıktıysa bilsinler ki; Yarın Hristiyan avına çıkacaklardır. Yahudilere göre sadece kendileridir seçkin yaratılmışlar. Diğerlerinin hiç bir önemi yoktur.
İnsanlarımız İsrailin saldırganlığını ciddiye almalıdır. Bu ahlaksız canilerin elinden gelse hemen bugün, hem de şu an bize saldıracaklardır. Bunun şuurunda ve idrakinde olmalıyız. Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamız; Seneler öncesinden bu tehlikeyi haber vermiş ve siyonizm meselesini ırk meselesinden ziyade '' ırkçı emperyalizm '' olarak tanımlamıştır. Tabi bununla yetinmemiş dünyayı yöneten asıl güç olarak tanımlamıştır.
Birleşmiş Milletler iflas etmiştir. Cumhurbaşkanımızın '' Dünya beşten büyüktür '' ifadesi çok doğrudur. Ancak, dünya henüz bu beşli çeteye ( ABD,ÇİN, RUSYA, İngiltere, Fransa ) karşı duracak, sesini yükseltecek güçte değildir.
Merhum Erbakan Hocamız bu mevzudada insanlarımızı sürekli uyarmıştır. Beşli çeteyi perde gerisinden siyonist sermayenin idare ettiğini dile getirmiştir. Siyonist İsrail öyle hafife alınacak ülke değildir. Prof Necmettin Erbakan Hoca her fırsatta İsrail bayrağındaki iki mavi çizgi ve ortadaki yıldızın bir sembol olduğunu belirtmiş, üst çizginin Fırat nehrini, alt çizginin Nil nehrini işaret ettiğini anlatmıştır. Yani, kullandıkları bayrak Arz-ı Mev'ud' u (Fırat ile Nil Arası) tanımlayan bayraktır.
Son yıllarda çok konuşulan Epstein adası rezaletini Merhum Necmettin Erbakan Hocamız '' Siyonizm'in sadece askeri güçle değil, para, kredi, medya ve ahlaki zaaflar üzerinden dünya liderlerini hatta, siyasetçilerini kontrol altında tuttuğunu şantaj mekanizması ile yürüdüğünü '' sıkça vurgulayarak adeta haber vermiş, uyarmıştır.
Hakikaten siyonizm bilmeyen, siyonist tehlikeden haberdar olmayan siyasetçiyim diye önümüze çıkmamalıdır desek abartmış olmayız. Hülasa edecek olursak Soykırımcı İsrail'in Suriye'ye saldırısı öyle geçiştirilecek bir saldırı değildir. Siyasetle uğraşan insanlarımızın, fikir dünyasında bende varım diyerek fikir üretenlerin İsraili ve Siyonizmi çok iyi bilmesi, tanıması gerekiyor. Vesselam..
SİYONİST İSRAİL'İN İDLİB'DEKİ HAVALİMANINI VURMASI SIRADA SURİYE VAR DEMEKTİR
Soykırımcı İsrail destekçileri ABD + İngiltere ve Batı Dünyasından aldığı cüretle Lübnan'ı yaşanmaz hale getiriyor. Sonrasında hedef Golan Tepeleri ve Suriye olacak ki, aralıklarla Suriye'yi de vuruyor. 18 Ağustos 2026 gecesi İdlib'teki havaalanını vurması bu saldırılardan sadece bir tanesi.
Soykırımcı İsrail ordusu terkedilmiş, uzun süredir kullanılmayan havaalanına peşpeşe sekiz saldırı düzenliyor. Maalesef Esed döneminde ordu İsrail'e karşı değil, içerde kendi insanlarına karşı silahlanmış. İsrail'in saldırılarına karşı tek bir savunma silahı yok. Radar yok, uçaksavar savunma silahları yok. O, helikopterlerle halkının üzerine varil bombaları atan Esed ve yandaşlarının aklına siyonist İsrail saldırganlığı hiç mi hiç gelmemiş. Üç tane savaş gemisi vardı onu da Esed Moskovaya kaçınca İsrail uçakları yok etti. Hem de tek bir mukavemet görmeden.
İsrail bölgesel güç olarak tüm coğrafyaya gözdağı veriyor. Bu bizede mesaj mı ilgili kurumlarımız daha iyi bilir. Sınırımıza 70 km mesafedeki bir havaalanının vurulması olacak şey değil.
ABD + Batı dünyası Siyonist İsrail'in coğrafyadaki savaşını ( 1096 - 1099 ) Haçlı seferleri benzeri gibi görüyorsa, aldanıyor. Evanjeliklerin kıyameti yakınlaştırma inanışıda aldatmaca. Siyonist İsrail, bugün müslüman avına çıktıysa bilsinler ki; Yarın Hristiyan avına çıkacaklardır. Yahudilere göre sadece kendileridir seçkin yaratılmışlar. Diğerlerinin hiç bir önemi yoktur.
İnsanlarımız İsrailin saldırganlığını ciddiye almalıdır. Bu ahlaksız canilerin elinden gelse hemen bugün, hem de şu an bize saldıracaklardır. Bunun şuurunda ve idrakinde olmalıyız. Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamız; Seneler öncesinden bu tehlikeyi haber vermiş ve siyonizm meselesini ırk meselesinden ziyade '' ırkçı emperyalizm '' olarak tanımlamıştır. Tabi bununla yetinmemiş dünyayı yöneten asıl güç olarak tanımlamıştır.
Birleşmiş Milletler iflas etmiştir. Cumhurbaşkanımızın '' Dünya beşten büyüktür '' ifadesi çok doğrudur. Ancak, dünya henüz bu beşli çeteye ( ABD,ÇİN, RUSYA, İngiltere, Fransa ) karşı duracak, sesini yükseltecek güçte değildir.
Merhum Erbakan Hocamız bu mevzudada insanlarımızı sürekli uyarmıştır. Beşli çeteyi perde gerisinden siyonist sermayenin idare ettiğini dile getirmiştir. Siyonist İsrail öyle hafife alınacak ülke değildir. Prof Necmettin Erbakan Hoca her fırsatta İsrail bayrağındaki iki mavi çizgi ve ortadaki yıldızın bir sembol olduğunu belirtmiş, üst çizginin Fırat nehrini, alt çizginin Nil nehrini işaret ettiğini anlatmıştır. Yani, kullandıkları bayrak Arz-ı Mev'ud' u (Fırat ile Nil Arası) tanımlayan bayraktır.
Son yıllarda çok konuşulan Epstein adası rezaletini Merhum Necmettin Erbakan Hocamız '' Siyonizm'in sadece askeri güçle değil, para, kredi, medya ve ahlaki zaaflar üzerinden dünya liderlerini hatta, siyasetçilerini kontrol altında tuttuğunu şantaj mekanizması ile yürüdüğünü '' sıkça vurgulayarak adeta haber vermiş, uyarmıştır.
Hakikaten siyonizm bilmeyen, siyonist tehlikeden haberdar olmayan siyasetçiyim diye önümüze çıkmamalıdır desek abartmış olmayız. Hülasa edecek olursak Soykırımcı İsrail'in Suriye'ye saldırısı öyle geçiştirilecek bir saldırı değildir. Siyasetle uğraşan insanlarımızın, fikir dünyasında bende varım diyerek fikir üretenlerin İsraili ve Siyonizmi çok iyi bilmesi, tanıması gerekiyor. Vesselam..
Ekleme
Tarihi: 20 Ağustos 2026 -Perşembe
SİYONİST İSRAİL'İN İDLİB'DEKİ HAVALİMANINI VURMASI SIRADA SURİYE VAR DEMEKTİR
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(4)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
SİMYACI
(20.08.2026 09:20 -
#2001)
Sayın abim size katılıyorum.
Görüşümü şu başlık altında belirtmek isterim.
Siyonizmin Küresel Tehdidi ve Arz-ı Mev'ud Planı
Siyonist ideolojinin kökleri, dini ve ezoterik bir kisve altında gizlenen seküler ve emperyalist bir dünya hakimiyeti projesine dayanır. "Vaad edilmiş topraklar" (Arz-ı Mev'ud) söylemi, Fırat ile Nil nehirleri arasındaki coğrafyayı ele geçirmeyi hedefleyen jeopolitik bir haritadır. Tarih boyunca bu hedef doğrultusunda finans, medya, siyaset ve istihbarat ağları üzerinden küresel bir tahakküm kurulmuştur. Bugün Gazze’de ve Lübnan’da sergilenen soykırım, bu acımasız ve pervasız stratejinin günümüzdeki en somut ve kanlı tezahürüdür.
Küresel Kontrol ve Armageddon Mitosu
Siyonist merkezli küresel güç odakları; uluslararası finans kuruluşlarını, merkezi bankaları, küresel medya tröstlerini ve Batı'nın askeri/siyasi mekanizmalarını kontrol altında tutmaktadır. Bu yapı, çıkarlarına karşı gelen devletleri ekonomik krizler, renkli devrimler veya doğrudan askeri müdahalelerle hizaya getirmektedir.
Öte yandan, Evanjelik-Siyonist ittifakının körüklediği "Armageddon" (kıyamet savaşı) senaryoları, Orta Doğu'yu kana bulamak için kullanılan teolojik birer manipülasyon aracıdır. Bu mitoloji, bölge halklarını çatışmaya sürüklerken, asıl amaç olan mutlak coğrafi ve ekonomik egemenliği perdelemektedir.
Türkiye İçin Yakın Tehdit ve Milli Hazırlık
Suriye ve Irak'ın parçalanması, ardından Lübnan'ın işgaliyle adım adım ilerleyen bu emperyalist kuşatmanın nihai duraklarından biri de Türkiye'dir. Siyonist-emperyalist eksen, Türkiye'yi jeopolitik ve stratejik konumu nedeniyle doğrudan bir hedef olarak görmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu kadim tehdidin ve yakın planların tam bilincindedir. İstihbarat birimlerimiz, savunma sanayimiz ve ordumuz, sınır ötesindeki bu gelişmeleri yakından takip ederek her türlü senaryoya karşı caydırıcı gücünü artırmaktadır. Mavi Vatan'dan sınır ötesi operasyonlara kadar atılan her stratejik adım, bu bekası ilgilendiren tehl
A.Eser
(20.08.2026 09:27 -
#2002)
Çok değerli bilgilendirme için yüreğine sağlık üstad.Bencede gözdağı veriyorlar lakin yaptıranın abd oldugunu düşünüyorum.Mekke anlasmasıyla aynı zamana gelmeside tesadüf değil sanırım..Sevmesekte,İran bunların yenilemez imajını yıktı..Sonları geliyor inşallah..Selamlar.
Nevzat uzun
(20.08.2026 11:11 -
#2003)
Emrullah bey kalemine sağlık güzel yazmış siniz
Burhan Sandıkçı
(20.08.2026 18:08 -
#2004)
Emrullah hocam kalemine sağlık. Günlerdir köyde tlf. Çekmedi yeni açıldı onu belirteyim neden piyasada yok demeyesin.
Şu net açıklamanıza bir iki kelam edeyim dedim.
Siyonist aklın ve ırkçı emperyalizmin Nil’den Fırat’a uzanan o harita hayalini, Erbakan Hoca’nın yıllar önce işaret ettiği reçeteyle bugünün Epstein skandalları ve "beşli çete" vesayeti üzerinden yine tam noktasından yakalamışsın. Analizin hakikat damarını tutuyor; zira bugün İsrail’in fütursuzca İdlib’i, Şam’ı vurması sadece bir askeri hamle değil, tüm bölgeye boyun eğdirme projesidir.
Ancak burada şu soruyu da yüksek sesle sormak mecburiyetindeyiz: Kendi halkına karşı bin yıllık mirası ve ülkenin bütün stratejik imkanlarını varil bombalarına harcayan o sefil rejimler, dışarıdan gelen bu siyonist tetiğe karşı nasıl oldu da tek bir radar, tek bir uçaksavar üretemeyecek kadar körleşti? İsrail'in cesareti biraz da karşısındaki despotlukların bu coğrafyayı içeriden çürütmüş olmasından beslenmiyor mu?
Dün Haçlı seferleriyle gelen zihniyet bugün evanjelizm kisvesi altında aynı barbarlığı sürdürüyor; fakat bu gidişata "dur" diyecek irade, sadece tehlikeyi fark etmekle değil, kendi içimizdeki liyakatsizliği ve akıl tutulmalarını da kökünden temizlemekle başlar. Siyaset iddia işidir diyorsun, haklısın; ama o iddia, sadece dış düşmanı doğru teşhis etmekle değil, içerideki zaafları da gözden kaçırmamak lazımdır diye düşünüyorum. Ülkemizi içerden kemiren hiç bir faydası olmayan şeyler öncelikli plan çerçevesine konulmuş sanki daha önemli mesele yokmuş gibi gündem oluşturuluyor. Toplumca sosyal medya herkes dini hassasiyetimiz üzerine bilen ve bilmeyenlerce olumsuz fikirlerle zedeleniyor. Buna dikkat çekmek istedim.
sizin değerli tespitlerinizle çok önemli durumu kaleme aldğınız için duyarlılığınıza müteşekkirim.

